Tag Archives: istanbul travesti

Diş Sağlığına Önem Veren İstanbul Travestileri

Hepimiz dişlerimizi fırçaladıktan sonra bir süre aynada inceliyor, çürük olup olmadığını ya da beyazlığını kontrol ediyoruz. Ancak en son ne zaman gerçek anlamda bir ağız ve diş taramasından geçtiğinizi hatırlıyor musunuz?

Sizler için diş doktoruna gitmenize gerek kalmadan, kendi kendinize evde kontrol edebileceğiniz diş ve diş eti değişimlerini ve bu değişimlerin bedeniniz hakkında neler söylediğini derledik.

Diş etleriniz kırmızıysa ve sık kanıyorsa…

Diş eti kızarıklığının ya da kanamasının diş eti hastalıklarının habercisi olduğunu biliyoruz. Diş etinde yaşanan problemler aynı zamanda iltihaplanmaların ve bağışıklık sistemi bozukluklarının da göstergesidir.

Travesti partnerin diş eti rahatsızlığınızın olması, kalp hastalığı ya da diyabet gibi kronik bir rahatsızlığın belirtisi olabilir. Bağışıklık sistemi ve diş eti sağlığı arasındaki bu ilişki, sağlıklı diş etlerine sahip olduğunuzda kronik rahatsızlıklardan da korunabileceğinizin göstergesi.

Ne yapmalı? : Yemeklerden sonra nazikçe dişleri fırçalamak, diş ipi kullanmak, dişleri fırçalarken dili de temizlemek, düzenli aralıklarla diş hekimine gitmek, plak temizliği yaptırmak, alkali beslenmeye önem vermek, asitli gıdalardan mümkün olabildiğince uzak durmak diş eti sağlığınızı korumanıza yardımcı olacaktır. Sağlıklı diş etleri pembe ve dolgun bir görünüme sahiptir. Bu nedenle diş etleriniz kızarmaya başladığında ve büzüştüğünde ciddi bir problemle karşı karşıyasınız demektir.

Dişlerinizde aşınma varsa…

Alt dişlerinizin uçları dümdüz ve keskinse, dişleriniz aşınmış demektir. Dişlerin aşınmasının en önemli sebeplerinden biri dişleri sıkmak ya da sert cisimlere maruz bırakmak. Diş hekimleri diş aşınmalarının bir çoğunun uyku problemi olan istanbul travestileri görüldüğünün altını çiziyor. Yani farkında olmadan kendinizi dişlerinizi sıkarken buluyorsanız ya da dişlerinizde sebebini anlayamadığınız aşınmalar meydana geliyorsa, uykunuzda problem yaşıyor olmanız çok olası.

Uyku sırasında dişlerinizi sıkıyor olmanız, diş yüzeyine dayanabileceğinin çok üzerinde basınç uygulamanız ve diş minesinin aşınması anlamına geliyor. Diş yüzeyindeki aşınmalar ve çatlamalarsa zamanla çürük oluşumuna neden olarak tüm dişin zarar görmesine ve yüzeyde başlayan problemin diş köküne kadar ulaşmasına neden olabiliyor.

Ne yapmalı?: Hasar görmüş diş yüzeyine müdahale etmek problemin büyümesini engelleyecek olsa da uzun vadeli çözüm sağlamaz. Bu nedenle anı kurtarmak yerine problemin kökeninde ne olduğunu bulmak gerekiyor. Dişlerinizi sıktığınızda sürtünmeyi engelleyebilecek koruyucular kullanabilirsiniz ancak diş sıkma problemini çözmediğiniz sürece diş yüzeyini koruyabilmiş olsanız da basınç nedeniyle dişlerinizde yamulmalar ya da diş eti rahatsızlıkları meydana gelebilir.

Uykuda diş sıkmanın en önemli sebeplerinden biri uyku apnesi gibi solunumla ilgili problemlerdir. Diş hekiminizle görüştükten sonra bir uyku uzmanına da gitmeniz ve uyku probleminizin altında yatan sebepleri araştırmanız, daha kalıcı çözümler üretmenize yardımcı olacaktır.

istanbul travestileri

Dişleriniz fark edilebilir derecede ayrıksa…

Diş arasındaki boşlukların olması gerekenden daha geniş olması, dil itimi probleminiz olduğunun göstergesi olabilir. Dil itimi problemi, yutkunurken dilinizle dişlerinize öne doğru baskı yapmanız demektir. Diliniz normalden daha uzun ya da büyükse ya da çocukken parmak emme probleminiz varsa, solunum probleminiz yüzünden ağzınızdan nefes alıyorsanız dil itimi problemi yaşıyor olabilirsiniz.

Peki, diş arasındaki boşlukların dil itimi problemiyle nasıl bir bağlantısı var?

Her gün binlerce kez yutkunduğumuz düşünülürse, her yutkunmada dişleri öne doğru itmek ve baskı yapmak zamanla dişlerin dışa itilmesine ve aralarındaki boşlukların açılmasına neden olur. Bu durum konuşmanızdan uyku sırasında aldığınız nefese kadar bir çok günlük aktivitenizi etkiler. Dişlerinizin ayrık olması, özellikle uykuyla ilgili bir problem yaşadığınızın işareti olabilir.

Ne yapmalı?: Eğer diş aralığınız fark edilebilecek kadar genişse, bir uyku uzmanıyla görüşerek herhangi bir uyku problemi yaşayıp yaşamadığınızı öğrenebilirsiniz. Problemin temeline inip çözüme ulaştırdıktan sonra diş hekiminizle görüşerek diş aralıklarınızı azaltacak bir tedaviye başlayabilirsiniz.

Nefesiniz kötü kokuyorsa…

Nefesin kötü kokmasının sebebi genelde diş ipi kullanmamak, dil temizliği yapmamak ve dişleri yeterince uzun süre ve gerektiği gibi fırçalamamaktır. Ancak tüm bunları olması gerektiği gibi yaptığınızı düşünüyor ve ağzınızdaki kötü kokuya engel olamıyorsanız, çok daha ciddi problemlerle karşı karşıyasınız demektir. Kötü kokan nefes kanserin, diyabetin ya da böbreklerle ilgili hastalıkların habercisi olabilir.

Ne yapmalı: Öncelikle ağız çalkalama suyu kullanmayı bir an önce bırakmalısınız. Ağız çalkalama suları alkol içerdikleri için ağızdaki doğal bakteri florasına zarar verir ve ağzınız için zararlı olan bakterilerin yanında yararlı bakterileri de yok eder. Bu nedenle ağız çalkalama suyu yerine dil temizleyici kullanmak ve dil temizliğini günlük ağız bakımınızın bir parçası haline getirmek kötü kokan nefesi engellemenin en kalıcı yollarından biri. Dil temizliğinin yanında diş ipi kullanmak ve dişleri düzenli olarak günde iki kez fırçalamak da ağzınızdaki kötü kokuyu azaltmanıza yardımcı olacaktır.

Ağız ve diş bakımınıza dikkat ettiğiniz halde ağzınızdaki kötü kokuyu yok edemiyorsanız, vücudunuzun başka bir yerinde çok daha ciddi bir problemle karşı karşıya olabilirsiniz. Bu aşamada özellikle böbreklerinizle ilgili bir problem yaşıyor olmanız ya da diyabet riski taşıyor olmanız çok olası. Bu rahatsızlıklara ek olarak solunum problemleri de kötü nefesin habercisi olabilir. Solunum zorluğu çeken ankara travestileri genelde burunlarında problem olduğu için uyurken ağızlarından nefes alırlar ve bu da ağız kokusuna neden olur. Sorunun bundan kaynaklandığını düşünüyorsanız bir uyku uzmanıyla görüşebilir ve nefes probleminize çözüm bulabilirsiniz.

 

Parlayan Bir Cilde Sahip Travesti

Cildinizin genel olarak beslenme şeklinizin bir yansıması olduğunu söyleyebiliriz. Susuz kaldığınızda cildiniz de kurur, ya da alkol ve şekerli yiyecekleri fazla kaçırdığınızda cildinizin kızarmaya ve kabarmaya başladığını fark edersiniz. Dolayısıyla nasıl ki sağlıksız beslendiğinizde bunun etkilerini cildinizde görüyorsanız, sağlıklı ve tam gıdalarla beslendiğinizde de aynı şekilde olumlu etkileri cildinizde görürsünüz. Peki parlayan bir cilt için nasıl beslenmek gerekir? İşte beslenme uzmanlarının bu soruya verdiği yanıtlar:

Hormon, böcek ilacı, mantar ilacı ve steroid içeren et ve süt ürünlerinden uzak durun

Bu tür toksik maddeler iç organlara zarar verebilir, travesti vücudunda iltihaba neden olabilir ve dolayısıyla cildinizle ilgili sorunlar yaşamanıza neden olur. Et ve süt ürünlerini tüketirken herhangi bir hormon, steroid ve koruyucu madde içermediğine dikkat edin.

Su için

Su toksinleri atar ve besin öğelerinin vücudunuzda dolaşımını sağlar. Bu yüzden günde en az 8 bardak su içmeye özen göstermelisiniz.

Rafine şeker ve karbonhidratları, yapay tatlandırıcıları ve işlenmiş gıdaları sınırlandırın

İşlenmiş gıdalar sağlığa faydalı olan neredeyse tüm besin değerlerini kaybetmiş gıdalardır. Mineral, vitamin ve lif değerini kaybeden beyaz pirinç, beyaz un gibi yiyecekler doyurucu özelliklerini de kaybeder ve sınırlı tüketilmediklerinde ciltte kırışıklık ve kızarıklık gibi sorunlara yol açar.

Cildin kendini onarması için A vitamini alın

Yağda çözünen başka bir vitamin olan A vitamini, bağışıklık sistemini, görmeyi ve cildin kendini onarmasını destekler. Havuç, tatlı patates ve mango A vitaminin bolca bulunduğu sebze ve meyvelerdir.

Matcha çayı için

İnce toz halinde bir yeşil çay türü olan matcha çayı, cilde iyi gelen besin öğeleri bakımından hayli zengin. İstanbul travestileri vücuttaki iltihabı azaltmaya ve UV ışınlarının zararlarından korumaya yarayan antioksidanlara sahip bu çay türü, cildin doğal parlaklığını korumayı sağlıyor.

Antioksidan özelliği dolayısıyla E vitamini alın

Yağda çözünebilen bir vitamin olan E vitamini, bağışıklığı ve metabolizmanın işlevlerini güçlendirir. Aynı zamanda kolajen üretiminde de aktif rol oynayan bu vitamin, bu özelliği sayesinde kırışıklıkları önler ve UV ışını ve kirlilik gibi kaynaklardan salınan serbest radikallerin yaşlanma etkisini en aza indirir. Ayçiçek çekirdeği, badem ve brokoli, ıspanak gibi yeşil sebzeler E vitamini kaynağıdır. Ancak bu vitamin yağda çözündüğü için bir miktar yağla tüketilmesi gerekir. Zeytinyağı ile tatlandırılmış brokoli, bunun için iyi bir örnek olabilir.

travesti

Cilt sağlığı için oldukça faydalı olan A ve E vitaminlerini sağlıklı yağlarla birlikte tüketmelisiniz.

Güçlü bir antioksidan olan ve birçok sebze ve meyvede bulunan C vitamini, kolajen üretimini destekler ve kırışıklıkları azaltır. Sadece bir su bardağı kadar brokoli, bütün bir kivi, orta boy bir portakal veya yarım su bardağı kadar dolmalık biberin her biri ayrı ayrı günlük C vitamini ihtiyacının tamamını karşılayabilir.

Omega-3 yağ asitlerine beslenmenizde yer verin

Bu yağ asitleri hücre zarlarını güçlendiriyor, oksitlenmenin verdiği zararla savaşıyor, vücutta iltihabı azaltıyor, yaşlılık lekelerini önlüyor, cildin elastikliğini arttırarak onu içten dışa doğru nemlendiriyor. Somon, sardalye gibi balıklarda bolca bulunan omega-3 yağ asitlerini, vegan beslenmeyi tercih edenler Chia ve kenevir tohumlarında, cevizde ve dövülmüş keten tohumunda bulabilir.

Güçlü bir antioksidan olan zerdeçalı tüketin

Zerdeçal, kırışıklık ve iltihaba neden olan serbest radikallerle savaşan bir bileşen olan kurkuminoit bakımından oldukça zengin bir baharat. Ayrıca cilde elastik özellik de kazandırıyor.

Avokado yiyin

Bu meyvenin içindeki sağlıklı yağlar ve B ile E vitaminleri cilt sağlığı için hayli önemli görevler üstleniyor. E vitamininin cilde sağladığı faydalardan daha önce bahsetmiştik. B vitamini ise cilde kan akışını hızlandırarak yaşlanma belirtilerini azaltıyor.

Antibiyotik özelliğe sahip yiyecekleri tüketin

İltihaplanma, vücudun yabancı maddelere karşı verdiği bir tepkidir ve özellikle kesik veya yaralanma gibi sağlığınızı tehdit eden durumlarda gerekli ve yararlıdır. Ancak sürekli gerçekleşen iltihaplanma tehlikeli olabilir. Kronik hastalıklar, ankara travestileri bazı yaşam şekilleri ve bazı yiyecekler uzun süreli iltihaplanmaya neden olabilir. Rafine karbonhidratlar, şekerli içecekler, alkol, kızarmış yiyecekler ve kırmızı et iltihaplanmaya ve dolayısıyla göz altı torbalarına, kırışıklıklara, cansız görünen bir cilde ve esneklik kaybına neden olur. Taze meyve ve sebze iltihaplanmayı önleyen yiyeceklerdir. Bu yüzden parlayan bir cilt için bu besinleri tüketmeniz gerekir.

 

İstanbul Travestileri İçin Kirpik Uzatma Yöntemleri

Yanlış makyaj uygulamalarından dolayı kirpikler bazen dökülüp incelebiliyor; ya da tamamen genetik faktörler kirpiklerin kısa ve cansız olmasına neden olabiliyor. Fakat doğru bakım ve gerektiğinde ek ürünler kullanarak kirpiklerinize uzun ve hacimli bir görünüm kazandırabilirsiniz. İşte kirpik bakımının püf noktaları ve kirpik uzatma yöntemleri:

Kirpik bakımı için yapmanız gerekenler

Sağlıklı kirpiklere sahip olmak isteyen travesti için ilk kural makyajlı uyumamak. Gece yatmadan önce mutlaka kirpiklerinizdeki maskarayı ve göz makyajınızın geri kalanını mutlaka çıkarmalısınız. Kirpiklerdeki makyajı çıkarmak bazen zor olabilir, ancak bunu yaparken yumuşak davranmaya dikkat edin; aksi takdirde kirpiklerinizin dökülmesine neden olabilirsiniz. Ayrıca makyajsız uyumanın en önemli faydası; olası göz enfeksiyonlarından korunmanın yanı sıra, gece boyu kirpiklerinizin nefes almasını ve bu şekilde büyüyebilmesini sağlamak olacaktır.

Ankara travestileri dolgun kirpiklere sahip olmak için gece asla makyajla uyumamalı ve beslenmenize dikkat etmelisiniz.

Sağlıklı kirpikler için sağlıklı beslenme

Yumurta, fındık, badem, ceviz gibi kuru yemişler, soğuk su balıkları, soya fasulyesi ve A ve C vitaminleri açısından zengin sebze ve meyveler, saç ve kirpiklerin uzamasına yardımcı olan besinlerdir. Ayrıca protein ve sağlıklı yağ asidi içeren diğer gıdalar da saç ve kirpiklerin uzamasını hızlandırırken; yeşil yapraklı sebzeler ve tavuk gibi demir yönünden zengin besinler de kirpiklerinizin dökülmesini engeller.

Etkili bir kirpik uzatma yöntemi: Serum

Sağlıklı beslenme ve makyaj temizliğinin dışında uzun kirpiklere sahip olmak için kirpik uzatıcı serum ve yağlardan faydalanabilirsiniz. Dışarıdan satın alabileceğiniz bu serumlar aynı zamanda evde de hazırlanabilir.

Doğal bir Omega-6 yağ kaynağı olan hintyağı, içerdiği protein ve vitaminler sayesinde kirpik uzatmada en çok kullanılan malzemeler arasında yer alıyor. hintyağı kullanılarak hazırlanan kirpik uzatma serumunun tarifini aşağıda bulabilirsiniz:

Malzemeler:

1 çay kaşığı hintyağı

1 çay kaşığı emu yağı

Yarım çay kaşığı Hindistancevizi yağı

2 kapsül E vitamini yağı (isteğe bağlı)

Malzemelerin hepsini karıştırdıktan sonra elde ettiğiniz karışımı küçük bir damla şişesine koyun. Kullanırken parmağınıza ya da bir pamuğa damlattığınız serumu, kirpik çizgilerinize nazik bir şekilde masaj yaparak uygulayın. Serumu gece yatmadan önce uygularsanız, kirpiklerinize sabaha kadar uzun bir süre boyunca etki etmesini sağlamış olursunuz. En iyi sonucu almak için her gün kullanmaya özen gösterin.

Hazırladığınız karışım, hava ve suyla temasını önlediğiniz müddetçe bir yıla kadar saklanabilir. Eğer kaş uzatma ile ilgili sıkıntı yaşıyorsanız, bu serumu kaşlarınıza da uygulayabilirsiniz.

istanbul travestileri

Göz Makyajında Hata Yapan İstanbul Travestileri İçin Öneriler

Göz makyajı yapmak oldukça eğlenceli olabilir. Ancak bu eğlenceli aktiviteyi nasıl yaptığınız çok önemli. Bu noktada asıl önemli olan yapmanız değil, yapmamanız gereken şeyleri öğrenmek. Bazen küçük bir hata görüntüde büyük bir değişiklik yaratmasa da, göz etrafındaki deri çok hassas ve ince olduğu için uzun vadede cildinize zarar verebilir. Aşağıda en sık yapılan ve cildinizin yaşlanmasına ya da yaşlı görünmenize neden olacak göz makyajı hatalarına yer verdik:

Bazen küçük bir makyaj hatası görüntüde büyük bir değişiklik yaratmasa da, göz etrafındaki deri çok hassas ve ince olduğu için uzun vadede cildinize zarar verebilir.

Çok makyaj yapmak

Yüz makyajında abartıya kaçmanın kötü bir şey olduğunu hepimiz biliyoruz; ancak pek bilinmeyen şey, aynı durumun göz makyajı için de geçerli olması. Fazla uygulanan siyah eyeliner ve far, sizi yaşlı gösterecektir. Bunun yerine gri ya da kahverengi bir eyeliner kullanabilirsiniz. Bu renkler gözlerinize daha yumuşak bir görünüm kazandıracaktır.

Maskarayı gereğinden fazla sürmek

Bu da yine sizi yaşlandırmak yerine daha çok yaşlı gösterecek bir yanlış. Fazla sürülen maskaranın kirpikleri birbirine yapıştıran görüntüsü, özellikle alt kirpiklerinizde çok kötü duracaktır. Bunun yerine sadece birkaç vuruşla süreceğiniz maskara, sizi çok daha genç ve doğal gösterecektir.

Göz kapaklarını germek

İstanbul travestileri eyeliner sürerken daha düz bir çizgi çekmek için göz kapaklarını geriyor. Fakat göz kapaklarını germek, buradaki deride erken kırışıklıklara yol açıyor. Bu ise ileride makyaj yapmayı daha da zorlaştıracaktır.

Gece göz makyajını çıkarmamak

Bütün yüzünüzün kir içinde olduğunu düşünün; bu şekilde yatağa gitmek istemezdiniz değil mi? İşte makyajla uyumanın da aslında pek bir farkı yok. Kabul edelim bunu hepimiz zaman zaman yapıyoruz; ancak sonunda elde ettiğimiz şey kuru ve kızarmış bir cilt oluyor. Hatta bazen kirpiklerimizin bile kuruduğunu fark edebiliyoruz. Bu yüzden yatağa gitmeden önce vaktinizden birkaç dakika ayırın ve cildinizin genç görünümünü riske atmayın.

 

« Older Entries Recent Entries »